Elif Ezgi Balıkçı portresi

Yazar · Çocuk Gelişimci · Eğitmen

MERHABA! Ben Elif Ezgi

Hayatımın bir döneminde içimde sürekli aynı cümle yankılanıyordu.

“Kendini gerçekleştir.”

O zamanlar bu cümlenin beni nereye götüreceğini bilmiyordum.

Bildiğim tek şey, yaptığım işlerin, öğrendiklerimin ve içimde büyüyen merakın birbirinden bağımsız olmadığıydı.

Zaman içinde anladım ki kendini gerçekleştirmek, bir yere varmak ya da tek bir kimliğe sığmak değilmiş. Bazen yeni bir şey öğrenmek, bazen bildiğin yolu değiştirmek, bazen üretmek, bazen de başkasının kendi yolunu bulabilmesi için ona alan açmakmış.

Bugün geriye baktığımda çocuk gelişiminden eğitime, yöneticilikten yazarlığa, atölyelerden danışmanlığa uzanan yolumun aslında hep aynı yere çıktığını görüyorum:

İnsanın kendini tanımasına, kendi gücünü fark etmesine ve kendi ışığıyla yol alabilmesine...

Yazar · Çocuk Gelişimci · Eğitmen

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ile başlayan akademik yolculuğum, Okul Öncesi Öğretmenliği ve farklı disiplinlerde aldığım eğitimlerle genişledi.

Profesyonel yaşamım boyunca eğitim, sağlık ve sanat alanlarında sorumluluklar üstlendim. Çocuklar, gençler, ebeveynler, eğitimciler ve kurumlarla çalıştım; sosyal sorumluluk projelerinden eğitim programlarına, yaratıcı çalışmalardan kurumsal eğitimlere uzanan pek çok projenin içinde yer aldım.

Fakat tüm bu deneyimlerin içinde beni hep aynı şey heyecanlandırdı:

Bir insanda bir şeyin değişmeye başladığı o an!

Bir çocuğun “Ben yapabilirim.” dediği, bir gencin kendi yolunu biraz daha net gördüğü, bir ebeveynin çocuğuna başka bir yerden bakmaya başladığı ya da bir yetişkinin yıllardır unuttuğu bir yanını yeniden hatırladığı an...

Belki de bu yüzden yıllar içinde yaptığım işler değişse de çalışma nedenim hiç değişmedi.

Ve hikayeler geldi…

Aslında hikayeler hep vardı. Çocukken dünyayı nasıl gördüğümüzden veya anlatamadığımız pek çok şeyden bir hikayenin nasıl görünür olduğunu gördüm.

Zamanında üzerini örttüğüm sandığın o tozlu örtüsünü kaldırdım ve yazmaya başladım.

Bugün çocuk kitapları yazıyorum ama benim için çocuk kitabı yalnızca çocuğa anlatılan bir hikaye değil.

İyi bir hikayenin çocuğa başka, onu okuyan yetişkine başka bir yerden dokunabileceğine inanıyorum.

İçimdeki Işık da tam böyle bir yerden doğdu.

Bir deniz yıldızının kendi ışığını aradığı yolculuk, zamanla çocuklarla, ebeveynlerle ve eğitimcilerle buluşan daha büyük bir dünyaya dönüştü.

Ve asıl yolculuk böyle başladı.

Öğrenmek, benim yolculuğumun hiç bitmeyen tarafı…

Mesleki hayatım boyunca çocuk gelişimi, eğitim, ebeveynlik, psikoloji temelli yaklaşımlar, koçluk, yaratıcı-yansıtıcı sanat ve deneyimsel çalışmalar, masallar-hikayeleştirme, astroloji ve kişisel gelişim alanlarında pek çok eğitim aldım.

Fakat benim için eğitimlerin değeri, duvarda duran sertifikalardan çok hayatın içinde neye dönüştüklerinde ortaya çıkıyor.

Bu nedenle öğrendiğim her yeni yaklaşımda aynı soruyu soruyorum:

“Bunu gerçek hayatta nasıl anlamlı hale getirebilirim?”

Bir çocuk için, bir genç için, bir anne baba için, bir eğitimci için ya da kendi yolunu yeniden düşünmek isteyen bir yetişkin için...

Bugün tasarladığım eğitimlerin, atölyelerin ve çalışmaların arkasında da bu merak var.

Bir de annelik...

Mesleki bilgilerimin yanına annelik deneyimi eklendiğinde çocuklara ve ebeveynliğe bakışım daha da değişti.

Bildiklerinin her zaman yetmediğini; bazen çocuğun ihtiyacının “doğru” cevabı bilen kusursuz bir ebeveyn değil, onun yanında gerçekten bulunabilen bir yetişkin olduğunu daha derinden anladım.

Mükemmel olmaya çalışmak yerine “gerçek ve yeterince iyi olmanın”, kendimize gösterdiğimiz şefkatin çocuklarımızla kurduğumuz ilişkiye de yansıdığını gördüm.

Bu nedenle ebeveynlerle çalışırken yalnızca “Çocuğuma ne yapmalıyım?” sorusuna değil, bazen ondan önce gelen başka bir soruya önem veriyorum:

“Ben bütün bunların neresindeyim?”

Bugün...

Bugün yazıyorum.

Çocuklarla buluşuyor, onların hayal dünyalarına misafir oluyorum.

Gençlerin geleceklerini şekillendirmeye çalıştıkları dönemlerde onlara eşlik ediyorum.

Ebeveynlerle çocuklarını ve kendilerini başka bir yerden görebilecekleri alanlar açıyorum.

Atölyeler ve eğitimler tasarlıyor; bazen bir okulda, bazen bir kurumda, bazen bir masanın etrafında insanlarla buluşuyorum.

Ve bütün bunların birbirinden ayrı işler olduğunu artık düşünmüyorum.

Yazmak, anlatmak, öğretmek ve eşlik etmek...

Benim için hepsi aynı yolculuğun farklı biçimleri.

Çünkü yıllar önce içimde duyduğum o “kendini gerçekleştir” cümlesini artık bugün anlıyorum:

Kendi yolunu bulmak yalnızca kendin için yaptığın bir şey değil.

Sen kendi ışığını bulduğunda arkandan gelene, etrafındakilere minicik bile olsa bir etki yaratıyorsun.

Belki bir hikayede, belki bir sohbette ya da bir etkinlikte…
Yaptığım işlerin biçimi değişse de niyetim hep aynı: insanın kendi ışığını fark edebileceğini hatırlatmak…

Sevgiyle,

Elif Ezgi Balıkçı imzası
WhatsApp'tan Yaz